Azbuz Toolbar Video V-kart Profilim Arama Yardım Çıkış Video V-kart Üye girişi Yeni üyelik Arama Yardım Benim de bir sitem olsun Sonraki site Sonraki site Azbuz Toolbar
Buradasınız: Azbuz --> Klasik ve Kült Filmler --> Krzysztof Kieslowski'den Sinema ve Sanat Üzerine
22 Kasım 2008, Cumartesi
 
<< ANA SAYFA
 
SİTE SAHİBİ
sinefil78


30
İzmir
Şikayet Et
 
Bu sitede Tüm Azbuz'da
 
SİTE ETİKETLERİ
 
SİTE KATEGORİSİ
Kültür, Sanat ve Edebiyat > Sinema
 
GİRİŞ:
E-posta:
Şifre:
Beni Hatırla
 unuttum
AKTİF FORUMLAR
[] Yönetmenlerin En'leri
-->> Diğerleri
rss link
 
ADnet Reklamları
 
Krzysztof Kieslowski'den Sinema ve Sanat Üzerine

 “Ben geleneklerden değil, içinde yaşadıklarımdan ve çevremden; değişmiş olandan değil, hareket eden ve canlanan, benim de doğrulayabileceğim şeylerden esinlenirim.”

 

“Film yapmak sinirleri mahveden bir iştir ve belli bir noktaya geldiğinizde aileniz, duygularınız ve özel hayatınız dahil, başka her şey ikinci planda kalır.”

“Filmlerini ille de didaktik olması gerektiği yolunda genel bir kanı var. Oysa bu rahiplerle öğretmenlerin işi, yönetmenlerin değil.”

 

“…insanlara bir şeyler vermek ve onları bir yere götürmek için film yapıyorum. Dolayısıyla sezgi dünyasına mı, yoksa zeka dünyasına mı taşınmış olmaları önemsizdir.”

 

“Sanırım filmleri hırsım sayesinde yapıyorum. Gerçekte herkes kendisi için film yapar. Film kötü bir araç değil. Edebiyattan daha ilkel bir araç ama hikaye anlatmak istediğiniz sürece kötü değil ve ben de ara sıra hikaye anlatmak istiyorum.”

 

“Antik dramların konuları, Dostoyevski’nin, Albert Camus’nün konuları çok ilgimi çekiyor. En ilkel duygulardan, bizleri ayıran değil, birleştiren duygulardan söz ediyorum. Biraz demode ama sinemayı hümanist bir sanat olarak tanımlayabilirim.”

 

“Cesur yönetmenler olduğu sürece, onlar için seyirci de olacaktır.”

 

“Film, sırf film yapmış olmak için yapılmamalı. En büyük günah budur.”

 

“Bir filmde bir komünist, bir faşist ve bir monarşi yanlısını biraraya getirirseniz, birbirlerini hiç anlayamazlar. Ama ölüm korkusu ya da aşkı anlatırsanız, bunu herkes anlar.”

 

“Sinema hiçbir şeyi değiştiremez; ama insanların birçok şeyi anlamalarını sağlar. Dünyayı değiştirecek olan şey filmler değil, o filmleri izleyen insanlardır.”

 

Kieslowski, Jean-Louis Trintignant ve Iréne Jakob; Three Colors: Red'in setinde

 

“Düşle gerçek arasındaki sınırın nerede olduğunu bilmiyorum; hayat bazen anlamsızdır, bazen de harika.”

 

“Evrensel öykü ve temaları anlatmak istiyorum; ama özel hayattan parçalar kullanarak…”

 

“…gerçek, somut (…) şeylerle sınırlı kalarak da manevi bir şeyler anlatmak mümkündür. Beni en çok ilgilendiren de bu: ‘Gizli olanı nasıl gösterebilir, kendimizden ve başkalarından gizlediklerimizi nasıl ortaya çıkarabiliriz?’ Bu, insanlığın başlangıcından beri sorulan bir sorudur; çünkü tatmin edici, kesin bir yanıtı yoktur.”

 

(“Üç Renk: Mavi” hakkında) “Aslında sevgi ve özgürlük birbirine aykırı anlamlar içeriyor. Eğer birisi severse, birinin özgürlüğünü kısıtlar. Bir kadını severseniz, hayatınızı yaşar ve bilmediğiniz yönlerinizi sevdiğiniz kadının gözünden öğrenirsiniz. Özgürlüğü kısıtlayan birçok örnek var: bir köpek, bir araba, bir televizyon… filozofi yapmak istemiyorum ancak bu örneklerle insanlar özgürlük fikrini düşünmeye başlayabilirler. İşte bizim yapmak istediğimiz şeyin hikayesi de bu.”

 

(Mesleğinin ilk yıllarına dair) “Hiç kimsenin asistanı olmak istemezdim; fakat Ken Loach’a kahve bile yapabilirdim.”

 

“Ben Lenin’in sinemanın sanatların en güçlüsü olduğu savını reddediyorum. Onun sözünü ettiği sinema değil, propaganda aracıdır.”


“Bana niçin film yaptığım sorulursa, ‘Konuşmak, kendimi açıklamak için…’ diye yanıtlarım. İnsanların benimle iletişim kurma istekleri varsa, bunu boşa çıkarmayacak ilginç şeyler sunmalıyım anlara.”

 

“Politika ve politikacılar sinirimi bozuyor… Bir insanın komünist ya da Dayanışma yanlısı olmasından, dinsiz ya da dindar olmasından daha önemli şeyler bulunduğunu fark ettim: aşk, ölüm, yalnızlık, nefret, kaygı gibi. Bunlar pek sözünü etmediğimiz ama birlikte yaşadığımız, hayatımıza yön veren şeyler…”

 

“Zaman zaman yaşama tarafsız bir gözle bakmalısınız. Amacınıza ulaşıp ulaşmadığınızı hemen anlayamazsınız. Elde ettiklerinizi yitirince, nelere sahip olduğunuzu fark edersiniz.”

 

“Film bir şeyler elde etmek, bir şeyler başarmak anlamına geliyorsa -bu en azından benim için geçerli- bu, birisi filmde kendinden bir şeyler bulabildiğinde gerçekleşir.”

 

“Kardeşlik ancak biz ancak uğrunda çaba gösterirsek mümkün olabilir. Bence eşitlik ulaşılmaz bir durum. Özgürlüğe gelince… Sanırım insanların çoğu ondan korkuyor.” (…) Biz bu üç fikre yakından göz attık. Günlük hayatta ne gibi bir işlevleri olduğunu düşündük. Bu fikirler insan doğasına aykırı. Onları birer ideal olarak kabul ediyoruz; ama pratikte böyle bir şeye kalkışırsanız, bunları yaşamanın mümkün olmadığını anlarsınız.”

 

 

“İnsanlar hep aynı; yani umutsuz, yaşama uyum sağlayamayan aşk acıları içinde kıvranan ve hepsi aynı şekilde doğan ve ölen yaratıklar…”

 

“Sinemadan bıktım, artık yapamıyorum. Film çevirmek benim için çok ağır bir stres, sağladığı tatminle ters orantılı, çok pahalı bir zevk… Genç yönetmenlere seminerler vereceğim, senaryolar yazacağım. Yaşayacağım işte!”

 

EK;

 

Krzysztof Kieslowski’nin Filmlerinden Seçmeler ve Ödüllerinden Bazıları:

 

1966 The Office – Ofis

1966 Tramvay

1969 Z Miatsa Lodzi – Lodz Kentinde

1971 Fabryka – Fabrika

1975 Personel (İlk uzun metrajlı filmi; Mannheim-Heidelberg Uluslararası Film Festivali Büyük Ödülü)

1975 Curriculum Vitae

1976 Blizna – Yara

1978 Siedem kobiet w roznym wieku – Farklı Yaşlarda 7 Kadın

1979 Amator / Vamera Buff – Amatör (Moskova Uluslararası Film Festivali Büyük Ödülü ve Fibresci)

1981 Krotki dzien pracy – Konuşan Kafalar

1982 Przypadek / Blind Chance – Kör Talih

1985 Bez Konca / No End – Sonsuz

1987 Dekalog the Ten Commendments

1987 Krotki film o zabijaniu / A Short Film About Killing – Öldürme Üzerine Kısa Bir Film (Cannes Film Festivali Fibresci ve Jüri Özel Ödülü)

1988 Krotki film o milosci / A Short Film About Love – Aşk Üzerine Kısa Bir Film

1991 La Double vie de Veronique / The Double Life of Veronique – Veronique’in Çifte Yaşamı (Cannes Film Festivali Fibresci ve Kiliseler Birliği Ödülleri)

1993 Trois coleurs: bleu / Three Colors: Blue – Üç Renk: Mavi (Venedik Film Festivali Altın Aslan Ödülü)

1994 Trois coleurs: blanc / Three Colors: White – Üç Renk: Beyaz (Berlin Film Festivali Yönetmen Ödülü)

1994 Trois coleurs: rouge / Three Colors: Red – Üç Renk: Kırmızı

 

Çalıştığı oyunculardan bazıları: Grazyna Szapolowska, Maria Pakulnis, Miroslaw Baka, Krzysztof Globisz, Grazyna Szapolowska, Olaf Zubaszenko, Juliette Binoche, Halina Gryglaszewska, Zbigniew Zamachowski, Iréne Jakob, Julie Delpy, Benoît Régent, Jean-Louise Trintignant…

 

Referanslar: Göstermenin Sorumluluğu (Artun Yeres), Sinema Merkez, IMDb, Ekşi Sözlük.

 

Kategori: Sinema
              Sinema > Yönetmen
sinefil78 tarafından gönderilen tüm yazılar
Bu yazı 05/03/2008 tarihinde yayınlandı. sinefil78 tarafından 05/03/2008 tarihinde güncellendi. 1008 defa görüntülendi.
YORUM BIRAKIN
Yazının puanı: 4.9 (22 kişi)
ETİKETLER
kieslowski sanat sinema



Bu yazıyı arkadaşına gönder
Kimden : Kime :
Film Kritikleri | Festivaller, Ödüller | Kitap | Logos & Replikler | İkonlar & Portreler | Klasik ve Kült Filmler Ana Sayfa | Forumlar | RSS
© 2006 Azbuz.com. Her hakkı saklıdır. Blog tutmak ve site yapmak için Türkiye'de bir numara.